BRC ve IFS ‘i Twitterdan Takip Edin!

Mart 1, 2011 1 yorum

brc ve ifs twitterdaBüyük kuruluş ve organizasyonların sektördeki insanları yeni hizmetlerinden ve güncel değişikliklerden haberdar etmek için kullandığı geleneksel yöntemlerı hepimiz biliyoruz: websitesinden yapılan duyurular, gönderilen mailler,  seminerler,  toplantılar. Ama bunların yanısıra artık diğerlerini geride bırakmaya başlayan yeni bir kavram var hayatımızda o da; sosyal medya!

Son zamanlarda facebook,twitter,friendfeed  gibi sosyal komunite sitelerinin sadece bireyler tarafından değil, bazı markalar tarafından da kullanılmaya başlandığı ve bu siteler üzerinden duyurular, düzenlenen farklı kampanyalar ve organizasyonlarla tüketiciye/hedef kitleye ulaşıldığı dikkatinizi çekiyordur. Özellikle Türkiye’de genç nüfusun ve internet kullanımının Avrupa’ya göre daha yüksek olduğu düşünülürse sosyal medyayı pazarlama için kullanan kuruluşların bu çabalarında oldukça haklı olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Şimdi işin bizi ilgilendiren kısmından bahsedeyim: BRC ve IFS de twitter rüzgarına kapılanlardan .Eylül 2009′dan beri hesabı bulunan BRC daha çok yayınlanan BRC standartları,sektörel  rehber dökümanlar ve bunlarda yapılan değişikliklerle ilgili bilgi verirken, Ocak 2010 itibarıyla twittera giren IFS daha çok dünyada IFS ile ilgili faaliyetler, katıldıkları konferanslar, seminerler ile ilgili bilgi veriyor.Ayrıca takipçilerinin arasında belgelendirme sektörüyle ilgili başka kuruluşlar, sektörde çalışan uluslarası pek çok insana da rastlamanız mümkün.

Eğer siz de bu standartlarla ilgili gelişmeleri takip etmek isterseniz aşağıdaki linklere hemen tıklamanızı öneririm:

BRC  için buraya

IFS için buraya

Şikayet konusunda ne kadar bilinçli bir tüketicisiniz?

Ocak 25, 2011 2 yorum

Tüketici olarak şikayet konusunda ne kadar bilinçli olduğunuzu düşünüyorsunuz? Aldığınız gıda ürününde farkettiğiniz bir sorunu ürün etiketi üzerindeki kontak bilgilerini kullanarak firmaya iletmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa sadece markaya küsmekle mi yetiniyorsunuz?

Denetimlerde bize firmanın sistemiyle ilgili en çok fikir veren şeylerden biri  gelen şikayetlerin niteliği ve firmanın şikayet yönetim prosedürlerini işletmedeki etkinliği oluyor. Nitelikli şikayet firmanın gözden kaçırdığı veya sistemde değişikliğe ihtiyaç duyulan  bazı durumları tespit etmekte firmaya yön gösteriyor.Bu yüzden şahsen tüketici olarak yaşadığım sıkıntıları şikayet olarak bildirmeyi firmaya karşı sorumluluğum gibi görüyorum.Ben şikayetimi ilettikten sonra firmanın yapacaklarını izlemek de oldukça ilginç oluyor.

Bunun en son örneği bu ayın başında marketten aldığım bir meyve suyu markasıyla ilgili !  Gün içinde alışveriş yapıp eve geldiğimde  marketten getirdiğim poşetleri yerleştirirken meyve suyunun üzerinde  tanımlama bilgisi olmadığını farkettim ve firmaya hemen konuyla ilgili bir mail attım.Akşam attığım maile sabah 11 gibi firmadan cevap geldi.Benim uygun olduğum bir başka gün satış ekiplerinden birini gönderip ürünü aldırdılar , yerine de beni mağdur etmemiş olmak için yeni bir paket ürün bıraktılar. Tüketici olarak ben bana gösterilen ilgiden gayet memnun oldum.
Ama tüketici şikayetlerinde tüketici ayağı dışında işin bir de üretici ayağı var:
-Satış ekibine gelen şikayetler kimde toplanıyor?
-Gelen şikayet bu kişi tarafından firma içinde kimlere iletiliyor? 
-Şikayetin nedeni araştırılıyor mu?Benim örneğimde firma o partinin neden kodlama yapılmadan piyasaya sürüldüğünün nedenini kendi içinde bulabilmiş olmalı mesela.
-Firmanın kendine sorması gereken diğer sorular bu durumdan etkilenen başka ürünler de piyasaya sürülmüş mü?
-Bu hata etkilenen ürünleri piyasadan geri toplamayı gerektirecek kadar büyük bir hata mı?
- Bu hatanın tekrar yaşanmaması için nasıl bir aksiyon almalıyız? Hatta kodlama hatalarını tespit eden bir ekipman eklenmesi , ya da paketlenen ürünlerin hatta bir personel yeniden gözden geçirilmesi bir aksiyon olabilir mesela.
-Ve firma belli aralıklarla aldığı şikayetleri değerlendirip, trend analizi yapmalı ki gidişatı gözden geçirebilsin.Üstüste aynı konuda şikayet geliyor mu , en çok hangi hat/ürün/bölge  ile ilgili şikayet geliyor.Şikayet konuları neler? Aksiyon alınan kısımlarla ilgili şikayetler devam ediyor mu?

Şikayet firmaların sistemini iyileştirmeleri için itici bir güç.Siz de tüketici olarak bu gücü üreticilerden esirgemeyin!

HOW CONSCIOUS ARE YOU CONCERNING COMPLAINTS?

As a consumer, how sensitive do you think you are, concerning complaints? When you have a problem with a food product, do you prefer to inform this or do you just sulk to the producer company? Devamını oku…

Şarabın Dünyası

Ocak 6, 2011 3 yorum

Bundan sonra blogumda  gıda mühendisi arkadaşlarımın uzman oldukları sektörle ilgili hazırladıkları yazıları da bulacaksınız.İlk yazıyı uzun süre görmeyip, yıllar sonra Kanyon Şarap Günleri’nde karşılaştığım çok sevgili önolog arkadaşım Aslı’dan rica ettim o da beni kırmadı , ülkemizde ve dünyada şarap sektörünü genel olarak değerlendiren yazısını keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.

 

Şarabın Dünyası,

 İlk bakışta ikiye bölünmüş gibi görünüyor Şarabın Dünyası, “Eski Dünya” ve “Yeni Dünya” şeklinde. Şarap severlerin sık kullandıkları bu terimler ne ifade ediyor tam olarak? Bazı coğrafi bölgelerin çok uzun zamanlardan beri Dünya’nın şarap ihtiyacını karşıladıklarını ve halklarının sofralarında şarap bulundurduklarını biliyoruz. Geleneksel şarap üreticisi bu bölgelerin ülkelerine yeni şarap üreticisi ülkelerin eklenmesiyle şarap dünyasının yapısı da değişmeye başladı. Pazara sonradan katılan ülkeler, Devamını oku…

Kanyon Şarap Tadım Günleri

Kasım 29, 2010 Yorum yapın

Kanyon şarap tadım  Geçtiğimiz cumartesi arkadaşlarımla beraber farklı bir etkinlikteydik.Kanyon’da düzenlenen şarap tadım günleri şarap sektöründen pek çok profesyonelin yanısıra benim gibi şarap içmeyi seven ama şaraptan pek anlamayan meraklıları da misafir etti.
Etkinlikte şarap tadımı dışında şarapla ilgili konularda seminerler  de yer aldı.Etkinlik 25-28 Kasım tarihleri boyunca sürmüş ama ben sadece cumartesi gününe katılabildim.

Katılan 13 firma arasında Doluca, Sevilen, Diren,Pamukkale gibi eski isimlerin yanısıra yeni üretici sayısının fazlalığı dikkat çekiciydi.Bahsettiğim yeni firmaların temsilcileriyle konuştuğumuzda hepsi geleceğe yönelik yatırımlar yapmayı planladıklarından bahsetti.Dikkatimi çeken bir detay tüm firmaları biraraya getiren bu organizasyonda iki büyük firma olan Mey ve Kavaklıdere’nin  yer almadığıydı, neden katılmayı tercih etmediler bilmiyorum ama onların standlarını da görmek isterdik.

Etkinlikle ilgili eleştireceğim tek nokta şarapların plastik kadehlerde sunulması ve denenen şarabın tükürülebileceği bir kap/fıçı bulunmaması idi.Gerçi sektörde ilk sayılacak böyle bir organizasyon için çok büyük bir kusur sayılmayabilir ama gelecek seferler için bir iyileştirme fırsatı olarak yazmadan edemedim.

Sektörün 10 yıl önceki durumuyla karşılaştırıldığında bu kadar kapsamlı bir organizasyon yapılması ve bu kadar çok yeni üreticinin bu sektöre yatırım yapmasını biz  çok heyecan verici bulduk, umuyorum sektörde aynı yükselen ivmeyi ve heyecanı gelecek yıllarda da hissetmeye devam ederiz.

Entegre Pest Kontrol İçin Neler Gereklidir?

Kasım 10, 2010 Yorum yapın

Daha önce şurada bahsettiğim gibi haşere mücadele gıda zincirindeki tüm firmalar için olmazsa olmaz temel uygulamalardandır.

Haşere denince akla ilk gelenler ;kemirgenler, uçkunlar, böcekler,depolanan gıdada görülen böcekler (güve, vb), karınca , kuş, kedi olmakla birlikte ürüne ve iklime göre akrep,yılan gibi farklı haşereler de bu listeye eklenebilir.

Bu haşerelerin etkileri farklı şekillerde olabilir:

  • Ürüne ve binaya, elektrik kablolarına kemirerek zarar verebilirler
  • Ürünü salyaları, dışkıları, idrarları veya kıllarıyla kontamine edebilirler
  • Hastalık taşıyıcıdırlar

Haşere mücadele sadece taşere edilen firmanın işi değildir, entegre haşere mücadele bir ‘partnership/ortaklık’ gibidir.
Pest control firması istilanın gelebileceği zayıf noktaları belirler ve firmayı kimyasal kullanımı,ilaçlama konusunda desteklerken hizmeti alan firma da aşağıdaki konularla ilgili varolan sorunlarını çözmelidir.

  • Bina etrafındaki yeşilliklerin düzenli tutulması- Uzayan çalılar ve otlar haşerelere gizlenecek alan yaratacaktır.
  • Bina yalıtımı, dışarıya açılan kapıların etrafında hiç boşluk olmaması- Özellikle kemirgenler kuyruklarının geçtiği heryerden geçebildikleri için dış kapıların sürekli kapalı olmasını sağlamak çok önemlidir.
    Duvarlarda yalıtım için kullanılan malzemenin fare tarafından kemirilebilecek ya da itilebilecek bir malzeme olmaması mümkünse çimento kullanılması gerekir.
  • Etkili hijyen uygulamaları- Ortamda biriken ürün artıkları hem haşereleri çeker, hem deortamda  haşere istasyonlarının içindeki yiyecek dışında yiyecek bulunması istasyonların etkinliğini azaltır.
  • Dış alanda haşereleri çekecek atıkların,çöplerin biriktirilmemesi
  • Diğer haşerelerin aksine kediler müşteriler / çalışanlar tarafından sevildiği ve genelde beslendiğinden mücadelesi oldukça zordur ve ortamdaki insanların bilinçlendirilmesi oldukça önemlidir

Haşere mücadelede en yaygın kullanılan ekipmanlar 

  •  EFK, EFC ler
  • Yapışkanlı böcek tuzakları
  • Canlı yakalamalar
  • Yemli istasyonlar
  • Pasta/jel şeklinde yemler

Bunlar dışında  özellikle fareler, kuşlar için tasarlanan yüksek frekanslı seslere bu canlılar bir süre sonra alışmakta (havaaalanı yakınında oturan insanların bir süre sonra uçak sesini duymaması gibi) , düşük frekanslar ise zaten eşyalar ve bina tarafından emilmekte ve etkin olmamaktadır.

Envirocon Haşere Mücadele Eğitimindeydim

Kasım 9, 2010 2 yorum

Bir gıda firmasının ürettiği ürün ve tesis büyüklüğü ne olursa olsun ‘haşere mücadele’ olmazsa olmazlardan.Yediğiniz yemekten sinek çıkması ne kadar dehşet verici birşeydir mesela, ya da bu İngiliz gibi ekmeğinizin içinden fare çıksa o firmadan bir daha birşey almayı bırakın,önünden geçme cesaretini gösterir misiniz ?
Geçtiğimiz hafta bir eğitim daveti aldım, dün de tüm günümü bu eğitimde geçirdim.
Organizasyon sahibi uygulamalarına bazı üretici firmalardan aşina olduğum Envirocon firması, eğitmenler de Clive Boase ve Tuğçe Güleryüz idi.

Gıda ve ambalaj sektöründen pek çok büyük firmanın katıldığı eğitimde bahsedilen ana konu başlıkları şöyleydi:

  •  IPM(Entegre haşere mücadele) nedir?
  • Farklı ülkelerde haşere mücadeleyle ilgili yasalar
  • Başlıca görülen haşere türleri
  • Haşere bazında pest kontrol faaliyetleri
  • İstilayı önleyici faaliyetler
  • İstila durumunda alınacak düzeltici faaliyetler

Genel hatlarıyla bildiğim bir konunun detaylarını o konunun uzmanından dinlemek çok hoşuma gidiyor, molalarda özellikle  kuşlar,kediler gibi denetimlerde  rastladığım çözümü kolay olmayan bazı problemleri Clive’la tartışma fırsatı buldum. Bunu sağladıkları için Envirocon’a teşekkür ederim.
Konuyla ilgili sayfalarca not tuttum aslında, ama gerçekten uzun olacağı için ayrı bir yazıda toparlamayı düşünüyorum.

ISO 22000 FSSC 22000 Karmaşası

Kasım 5, 2010 Yorum yapın

iso 22000FSSC nedir, ISO 22000 kalkıyor mu, FSSC ne zaman akredite verilmeye başlanacak derken geçen hafta Bremen’de yaptığımız uluslararası toplantıda ISO standartlarından sorumlu İsveç ofisten ilginç bilgiler geldi:
- ISO 22000 standardının 2011 versiyonu yayınlanmak üzere hazırlanıyormuş, yani FSSC 22000′in yayınlanması ISO 22000′i tamamen ortadan kaldırmayacak, isteyen firma ISO 22000 ile devam edebilecek
- ISO 22000 ve FSSC 22000 arasındaki en büyük fark ÖKP’ler yani PAS 220 ile ilgili
- İki standart arasındaki bir diğer fark ise kapsadıkları sektörler;
ISO 22000 tüm gıda zincirine uygulanıyorken FSSC 22000 sadece gıda üreticilerine yönelik bir standart olarak öne çıkıyor
- Ayrıca şu anda tüm dünyada akreditasyonsuz verilen FSSC 22000′in 2011′den itibaren akredite verilebilmesi için akreditasyon firmaları çalışmalarını devam ettiriyormuş

Özellikle ISO 22000:2011 versiyonunun hazırlandığı haberi benim için büyük bir haber oldu, 2011 ISO ve FSSC 22000lerle dolu bir yıl olacak gibi görünüyor.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.