Helal Forumu’nun Ardından
17-18 Kasım’da Hollanda’nın Den Haag şehrinde düzenlenen Helal Forumu, İngiltere, Fransa, Almanya, Malezya, Bosna Hersek , Pakistan gibi pekçok ülkeden, yüzlerce katılımcıyı ağırladı. İki gün süren forum içerik açısından Helal Standardını ilk kez duyan katılımcılara bile tanıtacak şekilde, en basitten en komplikeye doğru beş ana bölüme ayrılmıştı. Her bölümde konuyla ilgili farklı uzmanlar, prezentasyonlarını tamamladıktan sonra panellerde konuşmacı olarak yer aldılar ve katılımcılar konuyla ilgili soru sorma imkanı buldular.
Kişisel izlenimlerim oldukça olumlu. Forumun içeriğinin, beklentilerimin oldukça üzerinde olduğunu ve standardın her yönüyle değerlendirilebilmesi açısından başarılı bir organizasyon olduğunu söyleyebilirim. Konuşmacılar arasında, araştırma şirketleri, ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin Müslüman Toplum Dernekleri, Helal Standardını uygulayan büyük firmaların yöneticileri (örn. Nestle’nin CEO su ), danışmanlar, akademisyenler ve etik ticaret örgütü bulunuyordu. Intertek‘in gıdadan sorumlu tepe yöneticisi Jochen Zoller de BRC, IFS gibi gıda güvenliği standartlarıyla Helal Standardının kıyaslanmasıyla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Zoller, standardın sadece dini gereklilikleri değil, aynı zamanda gıda güvenliği, çevresel gereklilikler, etik ticaret gibi konularla ilgili gereklilikleri de içerdiğini ve halihazırda yönetim sistemlerini işleten bir firma istediği takdirde sadece dini gereklilikleri gözden geçirip varsa eksiklerini gidererek Helal standardına göre belgelenebileceğini belirtti.
Genel olarak özetlemek gerekirse; Müslüman nüfus dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.Yani gıda pazarının büyük bir kısmı bu nüfus tarafından tüketiliyor, bu da büyük bir güç anlamına geliyor.Avrupa’nın satın aldığı tüm ürünlerde IFS, BRC standartlarının gerekliliklerine uyulduğundan emin olmayı istemesi veya Yahudi ülkelerin alacağı tüm ürünlerde Kosher belgesini zorunlu kılması gibi büyük bir güç olduğunun farkına varan Müslüman kesimin tüketeceği ürünlerin Helal gerekliliklerini karşılaması gibi bir beklentiye girmesi oldukça doğal.
Türkiye ya da Pakistan gibi zaten Müslüman olan ve tüm gıda ürünlerinin dini gerekliliklere uygun üretildiği bilinen ülkelerde herhangi bir endişe yokken özellikle Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan Müslümanlar tükettikleri ürünlerin dini gerekliliklere uygun olarak üretildiğinden emin olmak istiyorlar.
Geçmiş yıllarda yabancı bir ülkeye giden Müslüman yiyeceği hayvanı kendi seçip keserken, zamanla tanıdığı bildiği Müslüman kasaplardan alışveriş yapmayı tercih ediyor günümüzdeyse bunların yerini süpermarketlerdeki Helal reyonları almış durumda.Tüketicinin güvenini sağlamak için bu reyonlara girecek ürünlerin Helal standardına uygunluklarını ispat etmeleri gerekiyor.Bu sebeple de bir belgelendirme kuruluşunun denetiminden geçip, belgelenmiş olmaları bekleniyor ve işte asıl kaos burada başlıyor. Çünkü dünyada kabul edilmiş tek bir Helal standardı yok.Hangi ülkeye mal satacaksa firmanın o ülkenin kabul ettiği Helal standardına uyması gerekiyor.Ayrıca tüm belgelendirme kuruluşları her ülke tarafından kabul edilmiyor.Belgelendirmeyi yapacak belgelendirme kuruluşunun ürünün satılacağı ülkedeki otorite tarafından onaylanması gerekiyor.Forumda özellikle altı çizilen konu aynı GFSI gibi Helal sektöründe de şemsiye görevi üstlenip tüm bu karışıklığı ortadan kaldıracak bir uluslararası otoriteye duyulan ihtiyaç.Çünkü bir akreditasyon sözkonusu olmadığı için sektörde belgelendirme firmalarının kalitesi, standardı yorumlamalarındaki farklılıklar ve tüketicinin standardı algılayışı konusunda pek çok problem yaşanmakta.
Forumdan bazı notlar:
Helal sektörü 4 ayrı alt sektöre ayrılmış durumda.
1) Et ve et ürünleri
2)İşlenmiş gıdalar
3)Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri
4)İlaç
Bu ürünler dışında bu sektörlere yönelik hizmet veren depolama,lojistik gibi ilişkili sektörler ve bankalar da helal standardının kapsamı dahilinde.
- Helal sektörüyle ilgili araştırmalar yapan KasehDia firmasının verdiği bilgilere göre: dünyada 7 milyar insan yaşıyor ve bu insanların %25′i Müslüman.
- Toplam gıda sektörünün büyüklüğü 3.99trilyon Euro iken, helal gıdaların pazar payı 641.5 milyar Euro.
- Avrupada toplam nüfusun %7′sini Müslümanlar oluşturuyor.
- Avrupa’da Müslüman nüfusun en yoğun yaşadığı ülke %9 ile Fransa .Fransa’da bu nüfusun sadece evde tükettiği gıda tüketimi 4 milyar Euro






Merhaba.