Metro Gastro 2010′un Ardından
Yoğun bir denetim döneminin ortasındayım, bu yüzden blogu istediğim sıklıkla güncelleme fırsatım olmuyor. Bazen bir habere denk geliyorum, ya da ilginç bir makale okuyup bunu yazmalıyım diyorum ancak yazacak zamanı yaratmakta zorlanıyorum. Metro Gastro Fuarı üzerinden de hayli zaman geçti, ancak yazma fırsatını bugün bulabildim.
Fuarda, hizmet sektöründe olmamız nedeniyle standımız gıda üreticilerinden uzakta diğer hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalarının yanındaydı. Bu nedenle sık sık dolaşıp diğer standlardaki görevli kişilerle sohbet etme ve bol bol ürün tatma fırsatı bulduk.
Fuarda en çok ilgimi çeken ürün daha önce Türkiye’de hiç görmediğim bir tasarıma sahip ambalajlarda sunulacak, Metro Zincirlerinde satılacak olan baharatlar ve aromalı kaya tuzlarıydı.
Yaş meyve sebze sektörüne baktığımızda sadece Akdeniz’den, Ege’den değil, Karadeniz’den de pek çok üretici vardı fuarda. Ege, Akdeniz bölgesindeki üreticilerden farklı olarak Karadeniz’deki üreticiler tarım yaptıkları alanların parça parça,dolayısıyla çok ufak olmasından ve sistem yönetimi konusunda yaşadıkları sıkıntılardan bahsettiler.
Alkollü içecek, hazır yemek, su ürünleri, baharat, süt ve et ürünleri, en çok katılımın gözlendiği sektörlerdi. Gıda üreticilerinin haricinde, Korozo gibi ambalaj sektörünün lider firmaları, Öztiryakiler gibi endüstriyel mutfak konusunda iddialı markalar, hatta bahçe mobilya üreticileri de bulunuyordu.
Bence Türkiye’deki fuarlarda da Avrupadaki fuarlardaki gibi belli konular seçilip o konularda konuşmacılar davet edilebilir, workshoplar hazırlanabilirse daha fazla ziyaretçi gelmesi sağlanabilir. Yine de benim için faydalı bir organizasyondu, bu fuar sayesinde hem uzun süredir görmediğim eski işarkadaşlarımı görmüş, hem müşterilerimiz ve meslektaşlarımla görüşme şansı bulmuş oldum.
Merhaba.