İlk kez 1998′de yayınlanan BRC food standardı o tarihten bu yana standart içeriğini güncellemek ve maddelerin kolay uygulanabilirliğini sürdürmek amacıyla 4 kez revize edildi. Her revizyonda sadece içerik değil aynı zamanda standardın yapısıyla ilgili büyük değişiklikler yapıldı. 3 tip soru listesinden tek soru listesine geçiş, firmaları A,B,C,D diye sınıflandırmanın kuralları, saha güvenliğiyle ilgili maddelerin eklenmesi , habersiz denetim opsiyonunun sunulması bu değişiklerden birkaçı.
2005 yılından bu yana 5.versiyonu uygulanmakta olan standardın yeniden revize edilmesi gündemde.2011 yaz aylarında çıkacak BRC food 6.versiyonun 2012 Ocak ayında yeni içeriğiyle tüm belgeli firmalarda uygulanmaya başlanması planlanıyor.
Bir standart güncellenirken standart sahibi kuruluş hem denetimlerle ilgili yorumlarımız için biz belgelendirme firmalarından, hem standart maddeleriyle ilgili yorumları için üretici birliklerinden geri bildirim ister ve toplanan veriler çalışma grupları tarafından değerlendirilir. BRC yeni standart için sizin de fikrinizi söylemenizi teşvik ediyor, standartla ilgili benim de söylemek istediklerim var diyorsanız buraya tıklayıp formunuzu BRC’ye gönderebilirsiniz.
Categories: Haberler, standartlar
Etiketler:6., üretici, belgelendirme, belgeli, BRC, firma, firması, gıda, revizyon, versiyon
Tüketici olarak şikayet konusunda ne kadar bilinçli olduğunuzu düşünüyorsunuz? Aldığınız gıda ürününde farkettiğiniz bir sorunu ürün etiketi üzerindeki kontak bilgilerini kullanarak firmaya iletmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa sadece markaya küsmekle mi yetiniyorsunuz?
Denetimlerde bize firmanın sistemiyle ilgili en çok fikir veren şeylerden biri gelen şikayetlerin niteliği ve firmanın şikayet yönetim prosedürlerini işletmedeki etkinliği oluyor. Nitelikli şikayet firmanın gözden kaçırdığı veya sistemde değişikliğe ihtiyaç duyulan bazı durumları tespit etmekte firmaya yön gösteriyor.Bu yüzden şahsen tüketici olarak yaşadığım sıkıntıları şikayet olarak bildirmeyi firmaya karşı sorumluluğum gibi görüyorum.Ben şikayetimi ilettikten sonra firmanın yapacaklarını izlemek de oldukça ilginç oluyor.
Bunun en son örneği bu ayın başında marketten aldığım bir meyve suyu markasıyla ilgili ! Gün içinde alışveriş yapıp eve geldiğimde marketten getirdiğim poşetleri yerleştirirken meyve suyunun üzerinde tanımlama bilgisi olmadığını farkettim ve firmaya hemen konuyla ilgili bir mail attım.Akşam attığım maile sabah 11 gibi firmadan cevap geldi.Benim uygun olduğum bir başka gün satış ekiplerinden birini gönderip ürünü aldırdılar , yerine de beni mağdur etmemiş olmak için yeni bir paket ürün bıraktılar. Tüketici olarak ben bana gösterilen ilgiden gayet memnun oldum.
Ama tüketici şikayetlerinde tüketici ayağı dışında işin bir de üretici ayağı var:
-Satış ekibine gelen şikayetler kimde toplanıyor?
-Gelen şikayet bu kişi tarafından firma içinde kimlere iletiliyor?
-Şikayetin nedeni araştırılıyor mu?Benim örneğimde firma o partinin neden kodlama yapılmadan piyasaya sürüldüğünün nedenini kendi içinde bulabilmiş olmalı mesela.
-Firmanın kendine sorması gereken diğer sorular bu durumdan etkilenen başka ürünler de piyasaya sürülmüş mü?
-Bu hata etkilenen ürünleri piyasadan geri toplamayı gerektirecek kadar büyük bir hata mı?
- Bu hatanın tekrar yaşanmaması için nasıl bir aksiyon almalıyız? Hatta kodlama hatalarını tespit eden bir ekipman eklenmesi , ya da paketlenen ürünlerin hatta bir personel yeniden gözden geçirilmesi bir aksiyon olabilir mesela.
-Ve firma belli aralıklarla aldığı şikayetleri değerlendirip, trend analizi yapmalı ki gidişatı gözden geçirebilsin.Üstüste aynı konuda şikayet geliyor mu , en çok hangi hat/ürün/bölge ile ilgili şikayet geliyor.Şikayet konuları neler? Aksiyon alınan kısımlarla ilgili şikayetler devam ediyor mu?
Şikayet firmaların sistemini iyileştirmeleri için itici bir güç.Siz de tüketici olarak bu gücü üreticilerden esirgemeyin!
HOW CONSCIOUS ARE YOU CONCERNING COMPLAINTS?
As a consumer, how sensitive do you think you are, concerning complaints? When you have a problem with a food product, do you prefer to inform this or do you just sulk to the producer company? Devamını oku…
Categories: Kişisel, standartlar
Etiketler:action, aksiyon, analizi, üretici, coding, complaint, consumer, denetim, management, müşteri, meyve, problem, release, suyu, system, tüketici, trend, yönetimi, şikayet
Yoğun bir denetim döneminin ortasındayım, bu yüzden blogu istediğim sıklıkla güncelleme fırsatım olmuyor. Bazen bir habere denk geliyorum, ya da ilginç bir makale okuyup bunu yazmalıyım diyorum ancak yazacak zamanı yaratmakta zorlanıyorum. Metro Gastro Fuarı üzerinden de hayli zaman geçti, ancak yazma fırsatını bugün bulabildim.
Fuarda, hizmet sektöründe olmamız nedeniyle standımız gıda üreticilerinden uzakta diğer hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalarının yanındaydı. Bu nedenle sık sık dolaşıp diğer standlardaki görevli kişilerle sohbet etme ve bol bol ürün tatma fırsatı bulduk.
Fuarda en çok ilgimi çeken ürün daha önce Türkiye’de hiç görmediğim bir tasarıma sahip ambalajlarda sunulacak, Metro Zincirlerinde satılacak olan baharatlar ve aromalı kaya tuzlarıydı.
Yaş meyve sebze sektörüne baktığımızda sadece Akdeniz’den, Ege’den değil, Karadeniz’den de pek çok üretici vardı fuarda. Ege, Akdeniz bölgesindeki üreticilerden farklı olarak Karadeniz’deki üreticiler tarım yaptıkları alanların parça parça,dolayısıyla çok ufak olmasından ve sistem yönetimi konusunda yaşadıkları sıkıntılardan bahsettiler.
Alkollü içecek, hazır yemek, su ürünleri, baharat, süt ve et ürünleri, en çok katılımın gözlendiği sektörlerdi. Gıda üreticilerinin haricinde, Korozo gibi ambalaj sektörünün lider firmaları, Öztiryakiler gibi endüstriyel mutfak konusunda iddialı markalar, hatta bahçe mobilya üreticileri de bulunuyordu.
Bence Türkiye’deki fuarlarda da Avrupadaki fuarlardaki gibi belli konular seçilip o konularda konuşmacılar davet edilebilir, workshoplar hazırlanabilirse daha fazla ziyaretçi gelmesi sağlanabilir. Yine de benim için faydalı bir organizasyondu, bu fuar sayesinde hem uzun süredir görmediğim eski işarkadaşlarımı görmüş, hem müşterilerimiz ve meslektaşlarımla görüşme şansı bulmuş oldum.