Arşiv

Posts Tagged ‘yönetimi’

6-8 Mart’ta BRC Konferansı’nda Neler Konuşuldu?

Mart 12, 2012 1 yorum

İngiliz Perakendeciler Birliği (BRC) her yıl olduğu gibi bu yıl da 6-8 Mart tarihleri arasında Londra‘da bir konferans düzenledi ve  belgelendirme firmalarının temsilcilerini, denetçileri ve onaylı BRC eğitmenlerini davet etti.İlk gün öğlene kadar katılımcılarla  dünyada BRC standardının mevcut durumu değerlendirildi. Daha sonra düzenlenen paralel oturumlarda katılımcılar risk yönetimi, geçerli kılma- doğrulama, HACCP yönetimi, BRC food yeni versiyonuyla ilgili kritik kısımlar gibi operasyonel konuları tartışma ve yorumlama imkanı buldu.Konferansın son günü sadece onaylı eğitmenlere ayrıldı ve uzman bir İngiliz firma tarafından sunum teknikleri üzerine workshop yaptırıldı.

Farklı ülkelerden yaklaşık 300, Türkiye’den ben dahil üç kişinin kişinin katıldığı konferansta BRC tarafından paylaşılan bazı bilgiler oldukça ilgi çekici.

  • Aralık 2011 sonunda toplam verilen belge sayısı 15167
  • 2011 yılınca BRC’nin en çok büyüdüğü alan Kuzey Amerika
  • BRC standardının en yaygın olduğu ülkeler İngiltere, Amerika, İtalya, İspanya, Çin, Polonya, Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda
  • 2011 yılında 9 belgelendirme firmasının kurallara uygun denetim yapmadıkları için  onayı iptal edilmiş ve 4 firma askıya alınmış.
  • Dünyada toplam 176 onaylı eğitmen bulunuyor
  • Denetim sonuçlarına göre dünyada A grade belgelenen firma yüzdesi %73, B grade %23 ve C grade %2
  • En çok yazılan 10 uygunsuzluk konularına göre :

         – Üretim alanları (4.3.1)
         – Ekipman (4.6.1)
         – Kimyasal kontroller (4.9.1.1)
         – Kapılar (4.4.9)
         – HACCP Akış Diyagramları (2.5.1)
         – Metal dedektörü kontrolüyle ilgili prosedürler (3.10.3.5)
        – Duvarlar (4.4.1)
        – Cam Kayıtları ( 4.9.3.2)
        – Döküman kontrolü (3.2.1)
        – Dökümante edilmiş temizlik planları (4.11)

Bazı sunumların içeriği(örn. risk yönetimi)   benim beklediğim derinlikte olmasa da, grup çalışmalarının çokluğu katılımcıların enerjisinin zaman zaman düşmesine neden olsa da  organizasyonun farklı taraflar arasındaki iletişimi kuvvetlendirdiği, standardın yorumlanmasını kolaylaştırdığı ve networking anlamında faydalı olduğunu söyleyebilirim.

Şikayet konusunda ne kadar bilinçli bir tüketicisiniz?

Ocak 25, 2011 2 yorum

Tüketici olarak şikayet konusunda ne kadar bilinçli olduğunuzu düşünüyorsunuz? Aldığınız gıda ürününde farkettiğiniz bir sorunu ürün etiketi üzerindeki kontak bilgilerini kullanarak firmaya iletmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa sadece markaya küsmekle mi yetiniyorsunuz?

Denetimlerde bize firmanın sistemiyle ilgili en çok fikir veren şeylerden biri  gelen şikayetlerin niteliği ve firmanın şikayet yönetim prosedürlerini işletmedeki etkinliği oluyor. Nitelikli şikayet firmanın gözden kaçırdığı veya sistemde değişikliğe ihtiyaç duyulan  bazı durumları tespit etmekte firmaya yön gösteriyor.Bu yüzden şahsen tüketici olarak yaşadığım sıkıntıları şikayet olarak bildirmeyi firmaya karşı sorumluluğum gibi görüyorum.Ben şikayetimi ilettikten sonra firmanın yapacaklarını izlemek de oldukça ilginç oluyor.

Bunun en son örneği bu ayın başında marketten aldığım bir meyve suyu markasıyla ilgili !  Gün içinde alışveriş yapıp eve geldiğimde  marketten getirdiğim poşetleri yerleştirirken meyve suyunun üzerinde  tanımlama bilgisi olmadığını farkettim ve firmaya hemen konuyla ilgili bir mail attım.Akşam attığım maile sabah 11 gibi firmadan cevap geldi.Benim uygun olduğum bir başka gün satış ekiplerinden birini gönderip ürünü aldırdılar , yerine de beni mağdur etmemiş olmak için yeni bir paket ürün bıraktılar. Tüketici olarak ben bana gösterilen ilgiden gayet memnun oldum.
Ama tüketici şikayetlerinde tüketici ayağı dışında işin bir de üretici ayağı var:
-Satış ekibine gelen şikayetler kimde toplanıyor?
-Gelen şikayet bu kişi tarafından firma içinde kimlere iletiliyor? 
-Şikayetin nedeni araştırılıyor mu?Benim örneğimde firma o partinin neden kodlama yapılmadan piyasaya sürüldüğünün nedenini kendi içinde bulabilmiş olmalı mesela.
-Firmanın kendine sorması gereken diğer sorular bu durumdan etkilenen başka ürünler de piyasaya sürülmüş mü?
-Bu hata etkilenen ürünleri piyasadan geri toplamayı gerektirecek kadar büyük bir hata mı?
- Bu hatanın tekrar yaşanmaması için nasıl bir aksiyon almalıyız? Hatta kodlama hatalarını tespit eden bir ekipman eklenmesi , ya da paketlenen ürünlerin hatta bir personel yeniden gözden geçirilmesi bir aksiyon olabilir mesela.
-Ve firma belli aralıklarla aldığı şikayetleri değerlendirip, trend analizi yapmalı ki gidişatı gözden geçirebilsin.Üstüste aynı konuda şikayet geliyor mu , en çok hangi hat/ürün/bölge  ile ilgili şikayet geliyor.Şikayet konuları neler? Aksiyon alınan kısımlarla ilgili şikayetler devam ediyor mu?

Şikayet firmaların sistemini iyileştirmeleri için itici bir güç.Siz de tüketici olarak bu gücü üreticilerden esirgemeyin!

HOW CONSCIOUS ARE YOU CONCERNING COMPLAINTS?

As a consumer, how sensitive do you think you are, concerning complaints? When you have a problem with a food product, do you prefer to inform this or do you just sulk to the producer company? Devamını oku…

Alerjenleri sadece etikette deklare etmek yeterli midir?

Eylül 8, 2010 Yorum yapın

gıda etiketi  Gıda alerjisi son yıllarda giderek daha çok gündeme gelen, BRC, IFS standartları tarafından titizlikle sorgulanan ve bazı durumlarda öldürücü olabildiği için gıda işletmeleri tarafından detaylı değerlendirilip dikkatle ele alınması gereken konulardan biri.
Alerjen yönetimi işletme içinde hemen her birimi ilgilendiren bir konudur ve en azından şu başlıkları içermelidir: Ürünün üretildiği ve satıldığı ülkelerdeki yasal olarak alerjen kabul edilen maddelerin belirlenmesi, firma içinde kullanılan alerjenlerin tanımlanması, ürün reçetelerinin incelenip alerjen içeren ve içermeyen ürünlerin belirlenmesi, depolama, üretim , paketleme basamaklarında çapraz bulaşma olasılıklarının değerlendirilmesi, buna bağlı olarak üretim planlama ve temizlik  planının gözden geçirilmesi, kullanılan ekipmandan alerjen bulaşması olasılığının incelenmesi (örn. tartım için kullanılan aletler), personelin dışarıdan alerjen içeren gıda sokmasının engellenmesi, paçal yapılan ürünlerde alerjen içeren içermeyen ayrıştırılmasının yapılması, etikette alerjen girdilerin deklarasyonu,vb.
Etikete bu deklarasyonun yapılmasındaki amaç; alerjisi olan tüketiciyi bilgilendirmek, korumaktır
.Etikette  alerjik olduğu maddeyi okuyan tüketici ürünü tüketmeme şansına sahip olacaktır.Üstteki paragrafta bahsettiğim sistemi uyguladığı halde bulaşmayı önleyemeyen bir firmanın ürünlerine koyacağı uyarı elbette tüketiciyi korumak için son derece gereklidir.
Ancak kişisel gözlemim bazı üretici  firmaların herhangi bir risk analizi yapmadan ya da önleyici basamakları atlayarak,  kendini güvenceye almak için mümkün olan tüm alerjenlerle ilgili ‘içerebilir’ ibaresini etikete bastığı yönünde. Bu durumda yumurtaya alerjisi olan bir tüketicinin markete gittiğinde elini attığı her üründe ‘yumurta içerebilir’ ibaresiyle karşılaştığını düşünelim.Bir kısmı gerçekten yumurta içeren, bir kısmıysa risk analizi bile uygulamayan üretici firmanın içinde belki de ‘yumurta’nın ‘y’si bulunmayan ürünlerine yazdığı bu uyarılar nedeniyle tüketici bir süre sonra kendisine uygun,tüketebileceği ürün bulamayacaktır.
Sektör olarak tüm bu uygulamaların amacının tüketicinin alanını daraltmak değil, tüketiciye daha güvenilir ürün sağlamak olduğunu hatırlamalı, standart ve yasaları buna göre yorumlamalıyız.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.