Başlangıç > Etkinlikler, İzlenimler > İsraf Ettiklerimizle Bir Dünya Doyuyor

İsraf Ettiklerimizle Bir Dünya Doyuyor

fotoğraf 1Bildiğiniz gibi geçen hafta ‘Gıda Güvenliği Kongresi’ düzenlendi . Bu ay çok yoğun geçtiğinden kongrenin tek bir gününe katılma şansım vardı , ben de programı gözönünde bulundurup, bana konular daha ilginç geldiği için kongrenin ikinci gününe katılmayı tercih ettim.

Benim katıldığım gün, sabah oturumunda farklı sektörlerle ilgili yasal gereklilikler, öğleden sonra da gıda gerçekliği konuları işlendi. BRC standardının 7. versiyonla beraber popüler bir konu haline gelen gıdalarda taklit ve tağşişle ilgili sunumları merakla bekliyordum ve tüm konuşmacıların sunumlarını da gerçekten ilgiyle dinledim, herkesin ellerine sağlık.

Benim için en çarpıcı sunum Slovenya Primorska Universitesi’nden Peter Raspor’un ‘gıda ve etik’ konulu sunumu oldu.Raspor diyor ki dünyada tüketilen gıdanın üçte biri atılıyor. Bu şu demek: dünyadaki insan nüfusu ve gıda kaynaklarını karşılaştırdığımızda kaynakların herkese rahat rahat yetmesi ve kimsenin aç kalmaması gerekir, ama şu anki üretim ve tüketim alışkanlıklarımızla özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşayan nüfusun %98’i olması gerekenden daha az besleniyor.

Bu konu herkesi ilgilendiriyor ve çözüm üretmek için tüketici dahil gıda zincirindeki herkese sorumluluklar düşüyor. Bir gıda maddesinin üretimi, ticareti ve tüketiminin her aşamasını bir düşünün! Hasat aşamasında tarlada/bahçede kalan mahsul , üretim fireleri, paketleme fireleri, dağıtım zincirinde nakliye ve depolama sırasında yaşanan fireler, marketlerde, satış noktalarında yanlış depolama koşulları, ambalaj deformasyonu, tüketici kaynaklı hatalar (dolaptan ürün alıp, açık rafa koymak gibi) vb nedenlerle veya son kullanım tarihleri bittiği için satılamayan ürünler, bir tüketici olarak eve stokladığımız, hepsini tüketemediğimiz için çöpe giden onca yiyecek… Yemeyip çöpe attığımız her yiyecekle aslında dünyada bir başkasının beslenme hakkını çiğniyoruz .

Üretim sektöründeki firelerin çok ufak bir kısmı derneklere bağışlanıyor, gerisi hayvan yemi olarak değerlendirilmek üzere yönlendiriliyor veya çöpe gidiyor. Bunca yiyeceğin insanlar tarafından tüketilemiyor olması kulağa çok çılgın geliyor gerçekten.

Daha bir kaç gün önce şöyle bir haber okumuştum ve bana kendi tüketim alışkanlıklarımı sorgulatmıştı. Raspov konuşurken de gözümün önünden buzdolabından çıkarıp attığım sebzeler, raf ömrü dolmuş sütler, yarısı yenmiş gerisi çöpe giden yemekler geçti.Haftalık alışveriş yapıp sonra 3-4 günlük seyahate gidince tüketilemeyen onca ürün.Aile alışveriş listemizde ciddi değişiklikler yapmaya karar verdim şahsen.

Tüketici ve üretici sektörle ilgili pek çok konuyu önemsiyor.Gıdaların kalitesi , gıdaların güvenliği, gıdaların yasallığı, gıda savunması, çalışanların sosyal şartları, gıda fabrikalarının çevreye olan etkisi gibi pek çok konuda sorgulayıcıyız. Ama gözardı etmememiz gereken bir gerçek daha var ki dünya nüfusu hızla artıyor.2050 yılında 3 milyardan fazla insan olacağı ve gıda tüketimimizin 2 katına çıkacağı öngörülüyor. Bu nedenle herkesin eşit gıda erişimine sahip olması ve gelecekte olası bir kıtlığın önlenmesi için bu konuya da hepimizin duyarlı davranması , üreticilerin konuyla ilgili farkındalığını artırması ve ucundan da olsa birşeyler yapması gerekiyor.

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: